(Kaynak: showmustgoygoy)

Reblogged from beyazkadarsiyah, 41.159 not, Mart 11, 2014

Müslümanlığından bahsedip vicdanıyla merhametiyle övünen, yarım yamalak okuduğu kur’an-ı kerim’den başka hiçbir şey bilmeyen, mısır’a ağlayıp da gözlerinin önünde ölen gençlere “hakkıydı, iyi oldu” şeklinde tepki gösterenleri de gördük bugün. parasının üstüyle villalar alan hırsız erdoğanın yaptığı metroları alkışlayıp da metroya binecek parayı bulamayan, seçimden seçime katil akp’nin dağıtacağı kömürü makarnayı dört gözle bekleyen, doğurduğu 3 çocuğunun da “vatani görev” adı altında 3-5 faşist köşkünde rahat yaşasın diye kurban etmiş insanlar; bu ölen çocuklarımızın savaşını, sordukları hesabı siz elbet anlayamazsınız! baş eğmediler zulmün önünde, hiç teslim olmadılar; alnından akan terle toprağı işleyen, bir dilim ekmek için gün doğumuyla gün batımını kör karanlık mahzenlerde geçirenlerin, hakkını isteyenlerin savaşını verdiler; onurlarıyla öldüler. peki şimdi, “hangi abdest temizleyecek elinizdeki kanı? hangi başörtüsü kapatacak ayıbınızı?” #BerkinElvan #BerkinElvanOnurumuzdur #BerkinElvanÖlümsüzdür #emriberkindenaldık

Müslümanlığından bahsedip vicdanıyla merhametiyle övünen, yarım yamalak okuduğu kur’an-ı kerim’den başka hiçbir şey bilmeyen, mısır’a ağlayıp da gözlerinin önünde ölen gençlere “hakkıydı, iyi oldu” şeklinde tepki gösterenleri de gördük bugün. parasının üstüyle villalar alan hırsız erdoğanın yaptığı metroları alkışlayıp da metroya binecek parayı bulamayan, seçimden seçime katil akp’nin dağıtacağı kömürü makarnayı dört gözle bekleyen, doğurduğu 3 çocuğunun da “vatani görev” adı altında 3-5 faşist köşkünde rahat yaşasın diye kurban etmiş insanlar; bu ölen çocuklarımızın savaşını, sordukları hesabı siz elbet anlayamazsınız! baş eğmediler zulmün önünde, hiç teslim olmadılar; alnından akan terle toprağı işleyen, bir dilim ekmek için gün doğumuyla gün batımını kör karanlık mahzenlerde geçirenlerin, hakkını isteyenlerin savaşını verdiler; onurlarıyla öldüler. peki şimdi, “hangi abdest temizleyecek elinizdeki kanı? hangi başörtüsü kapatacak ayıbınızı?” #BerkinElvan #BerkinElvanOnurumuzdur #BerkinElvanÖlümsüzdür #emriberkindenaldık

1 not, Mart 11, 2014

anarsistpalyaco:

Akp fıkrası…

anarsistpalyaco:

Akp fıkrası…

Reblogged from anarquistaa-deactivated20140519, 10 not, Mart 8, 2014

anarsistpalyaco:

#elibelinde #koyelinibeline #8MartaGel

Anarşist Kadınlar’la 8 Mart’ta Taksim de, 9 Mart’ta Kadıköy de 

SENDE KOY ELİNİ BELİNE

Bizler, her gün öldürülenleriz, bizler her gün tacizlerle, tecavüzlerle ölmekten beter edilenleriz. Babadan, kocadan, abiden, kardeşten, her gün, her birinden, ayrı ayrı çekenleriz. Bu sistemde tükettikçe tükenen, tükendikçe tüketilenleriz. Reklamlarda pazarlanan, hatta satılığa çıkarılanlarız. Her gün iliğine kadar sömürülen, üstüne emeği görmezden gelinenleriz. Biz kadınlar, erk’ek dünyanıza her gün isyan edenleriz. 

Çünkü biliyoruz ki, bu dünyada bize biçilen kaderlere razı gelmeye devam ettikçe, bize dayatılanlara direnmedikçe ölümden de beter hayatlara mahkumuz. Çünkü kadına biçilen rolleri gerçekleştirdiğimiz kadar kabullenir bizi bu sistem, olmaz dedikçe sende yok oluyorsun.

Bu yüzden kabul etmiyoruz bize dayatılan hayatı ve elimizi belimize koyuyoruz. Yetti be! diyoruz bize çektirenlere. Her birimizin görünmeyen, bilinmeyen çilesine bir itiraz, bize çektirenlere bir tavır, sineye çekmeyi bırakıp cevval bir “bana bak” çekmektir hayata diyoruz “elibelinde” olmak ve elibelinde kadınların ellerinden tutup, kara mora çalıyoruz renklerini… 

Bizler belki hiç göremeyeceğimiz kadınlar için, onlarla birlikte yaşamlarımızı dönüştürmek için, elimizi belimize koyuyoruz ve bütün kadınları isyanımızı haykırdığımız her günden bir gün, 8 Mart Cumartesi Taksim’e, 9 Mart Pazar Kadıköy’e elini beline koymaya çağırıyoruz.

Şimdi! Koy Elini Beline

Anarşist Kadınlar

Reblogged from anarquistaa-deactivated20140519, 77 not, Mart 7, 2014

nock-nock-nock:

Andrei Tarkovsky’s Polaroids

Reblogged from nock-nock-nock, 39 not, Mart 2, 2014

yagmurkiz:

sen harunu üzdün ya ışık böylece sana trenler çarpsın:@

yagmurkiz:

sen harunu üzdün ya ışık böylece sana trenler çarpsın:@

(Kaynak: kucukurbaga)

Reblogged from ruyeasiman, 17 not, Ekim 17, 2013

Mihi nomen est …” vs. “My name is …” vs. “Benim adım …”

penguenlerdeucabilir:

İlkokulda öğretilen İngilizce derslerinin en geç beşincisinde “My name is …” demeyi hemen her çocuk öğrenir ve bu cümleyle İngilizce bildiğini/öğrendiğini etrafa göstermeye çalışır. İngilizce gramer derslerinin hiçbirinde niçin “my name is …” kalıbının kullanıldığı öğretilmez, sorulsa bile bunun kalıp olarak kullanıldığı söylenir. Türkçe’de de İngilizce’deki gibi bir kalıp kullanırız “Benim adım …” cümlede sadece aitlik bildiren ek vardır. Benim asıl ilgilendiğim kısım, bu yazı için, Latince’deki kullanımdır.   
 
Latince öğrenenleriniz varsa bilirler, eğitimi, ilk öğretilmeye başladığı zamandan beri çeviri üstünden idame ettirilir. Orada “benim adım …” için “Mihi nomen est ….” kullanılır yani “Bana … adı verildi”. 
 
Fransız Marxist Althusser’in getirdiği “Ideological State Apparatuses” (I.S.A.) teorisini hatırlamak istiyorum. Bu, Althusser’in kendi ideloji tanımının ilk ayağıdır, ikincisi ise “Repressive State Apparatuses“‘tir (R.S.A.). Peki ne anlatır? I.S.A. ‘da aile, din, medya, eğitim, sanat, arkadaş grupları vs. tarafından sürekli olarak psikolojik baskıya uğradığımızı, bunun içten gelen bir baskı olduğunu söyler. Şöyle örneklendirelim; kaçımız kendi ismimizi seçtik; kaçımız gideceğimiz ilkokulu kendimiz bulduk ya da dini? Bunların her birine etken/edilgen içiçe geçmiş şekilde “sahip” oluyoruz. Birer objeye dönüşerek. R.S.A. ise dıştan gelen baskılardır; hukuk, yasalar, polis vs. gibi. 
 
Şimdi dönelim Latince adımızın söylenmesine,öğrendiğim diller arasında bu denli bariz bir fark oluşturan tek dil Latince. “Bana … adı verildi” (Mihi nomes est …) Türkçe tercümeden de gördüğünüz gibi yapı edilgendir. Bu cümle, adın, verildiği kişi tarafından seçilmediğini açık bir şekilde ilan eder. Bu gramer farkı bilerek mi yapıldı bilmiyorum fakat Marksist okuma yaptığımızda diğer gramerlerden daha önce/üstte olduğu aşikar.  (Marksist okumayı hemen her şeye yapabilirsiniz!)

Reblogged from penguenlerdeucabilir, 5 not, Ekim 16, 2013

Reblogged from koftianarsist, 19 not, Ekim 14, 2013

dilinekurban:

Hacker’ları seviyorum.

Dün gece Metrobüs ve Otobüslerin bağlı olduğu ağı kurcalamışlar.

:)) 

Reblogged from adilinki, 41 not, Ekim 12, 2013

Reblogged from kuskuveben, 13 not, Ekim 11, 2013

anarko-luna:

Bu çok iyi bir şey.

anarko-luna:

Bu çok iyi bir şey.

Reblogged from lunarko-deactivated20140520, 19 not, Ekim 10, 2013

Reblogged from lunarko-deactivated20140520, 3 not, Ekim 10, 2013

kuskuveben:

ulaşamadığımız o İNSAN HAKLARI!

Reblogged from anarquistaa-deactivated20140519, 17 not, Ekim 10, 2013

anarko-luna:

"anarşistlerin geleceğe dair bir düş dünyasında yaşadıkları ve bugünün dünyasına gözlerini kapadıkları sık söylenen bir şeydir. belki de, bugünün dünyasını fazlasıyla görüyoruz; gerçek renkleriyle hem de. yakamızı bırakmayan bu otoriter önyargılar ormanında baltayla dolaşmamızın nedeni budur. bizler ne hayal aleminde yaşıyoruz, ne de insanları olduklarından daha iyi hayal ediyoruz, onları oldukları gibi görüyoruz. bu nedenle insanların en iyisinin bile otoritenin uygulamalarıyla özde kötü kılındığını; "güçler dengesi" ve "yetkililerin denetimi" teorisinin, iktidara sahip olanların, aşağıladıkları "egemen halk"ı, yönetenin kendileri olduğuna inandırmak için ürettikleri ikiyüzlü bir formül olduğunu ileri sürüyoruz. insanın insanı yönetmesinden bu nedenle nefret ediyoruz. biz insanları tanıdığımız için, yokluklarında insanların birbirlerini boğazlayacaklarını düşünenlere şöyle sesleniyoruz: "sınırdışı edilirken, ‘yoksul tebam bensiz ne yapar!’ diyen kral gibi düşünüyorsunuz"
Kropotkin

anarko-luna:

"anarşistlerin geleceğe dair bir düş dünyasında yaşadıkları ve bugünün dünyasına gözlerini kapadıkları sık söylenen bir şeydir. belki de, bugünün dünyasını fazlasıyla görüyoruz; gerçek renkleriyle hem de. yakamızı bırakmayan bu otoriter önyargılar ormanında baltayla dolaşmamızın nedeni budur. bizler ne hayal aleminde yaşıyoruz, ne de insanları olduklarından daha iyi hayal ediyoruz, onları oldukları gibi görüyoruz. bu nedenle insanların en iyisinin bile otoritenin uygulamalarıyla özde kötü kılındığını; "güçler dengesi" ve "yetkililerin denetimi" teorisinin, iktidara sahip olanların, aşağıladıkları "egemen halk"ı, yönetenin kendileri olduğuna inandırmak için ürettikleri ikiyüzlü bir formül olduğunu ileri sürüyoruz. insanın insanı yönetmesinden bu nedenle nefret ediyoruz. biz insanları tanıdığımız için, yokluklarında insanların birbirlerini boğazlayacaklarını düşünenlere şöyle sesleniyoruz: "sınırdışı edilirken, ‘yoksul tebam bensiz ne yapar!’ diyen kral gibi düşünüyorsunuz"

Kropotkin

Reblogged from anti-literature-deactivated2014, 26 not, Ekim 10, 2013

tedirginlik:

Gitmek için sebepler çoğalsa da… uçaklar fazla uzak.kısmen, kara yolları bölünmüş.dudaklarımızda hep bir tereddüt..suskunluk ; saklanmanın en tekil hali.neye ağlasak,boyumuz o kadar kısalıyor.Fotoğraf : Hejarin.

tedirginlik:

Gitmek için sebepler çoğalsa da… 
uçaklar fazla uzak.
kısmen, kara yolları bölünmüş.
dudaklarımızda hep bir tereddüt..
suskunluk ; saklanmanın en tekil hali.
neye ağlasak,
boyumuz o kadar kısalıyor.

Fotoğraf : Hejarin.

Reblogged from laviyenroz, 22 not, Ekim 9, 2013